Warning: include(/home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/mu-plugins/gd-system-plugin/object-cache/legacy-object-cache.php): Failed to open stream: No such file or directory in /home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/object-cache.php on line 29

Warning: include(/home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/mu-plugins/gd-system-plugin/object-cache/legacy-object-cache.php): Failed to open stream: No such file or directory in /home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/object-cache.php on line 29

Warning: include(): Failed opening '/home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/mu-plugins/gd-system-plugin/object-cache/legacy-object-cache.php' for inclusion (include_path='.:/opt/alt/php83/usr/share/pear:/opt/alt/php83/usr/share/php:/usr/share/pear:/usr/share/php') in /home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/object-cache.php on line 29
Durum - Dr. Ali Tigrel - Ortak Akıl Politika Geliştirme

Türkiye ekonomisi geniş bir yelpazede iç içe geçmiş çok sorunlu bir yumak ile karşı karşıya bulunuyor. Covid-19 pandemisinin yarattığı sağlık krizi, temelde döviz cinsinden borçların çok yüksek olmasından kaynaklanan ekonomik kriz, vahim dış politika hataları ve olumsuz jeopolitik gelişmelerle bağlantılı olası ABD ve AB yaptırımları, giderek derinleşen istihdam sorunu ile ülkemizin Batı’sında yaşanan deprem felaketi gibi nedenler ekonomi üzerinde büyük baskı yaratıyor. Ama şunu vurgulamak gerekir ki rasyonel bir iktisat politikasının olmazsa olmazı olan kaynakların dengeli dağılımı ilkesinin yıllardır adeta yok sayılması, aşırı savurganlık, ekonominin gücünü aşan mega altyapı yatırımları ve bunların hazineye büyük yük getiren akıl dışı finansman biçimleri gibi nedenler dengelerin bozulmasında ciddi rol oynadılar. Şimdi ekonomi ile dolaylı veya dolaysız ilgili olduğunu düşündüğüm temel sorunlara kısaca bakalım:

  1. Bütçe açığıönceki yıllarla karşılaştırılamayacak bir hızla büyüyor. Son iki yıldaki bozulma ürkütücü boyutlara ulaştı. Şöyle ki;
  1. Dış borçlarımız aşırı yüksektir.
  1. Büyüme
  1. Enflasyon yükseliyor; reel faizler önemli ölçüde negatif
  1. Cari açık yükseliyor
  1. Döviz rezervleri yeterli olmaktan çok uzaktır.
  1. Merkez Bankası yasaya göre bağımsızdır ama gerçekte değildir. Son iki hafta içinde Maliye ve Hazine Bakanlığı-Merkez Bankası ekseninde izlediğimiz gelişmeler bu bağlamda ilginçtir. Bu konuda fazla yorum yapmak istemiyorum ama tek söyleyeceğim artık piyasaların Merkez Bankası başkanı ile uğraşmayı bir tarafa bırakıp Cumhurbaşkanı’nın söylemlerine odaklanmasında fayda vardır. Bir başkan ve de bir bakan değişikliğinden sonra verilmeye çalışılan ılımlı mesajlara piyasaların ilk tepkisi olumlu olmuş, kurlarda bugün itibariyle iki hafta öncesine göre % 10 civarında gerileme, Borsa endeksinde yükselmeler görülmüştür. Ancak önümüzde hem ekonomide hem dış politikada ciddi riskler vardır. Kurlardaki sert düşüşün arkasından sert yükselmelerin olmayacağının garantisi yoktur. Volatilitenin kontrol altına alınmasının ön koşulu bundan sonra hata yapmamaktır. Belki de ilk yapılması gereken Merkez Bankasının bağımsızlığına saygılı olmak ve Bankanın erozyona uğratılan itibarının yeniden tesisine çalışmaktır. Bu bağlamda 19 Kasım’da yapılacak olan Para-Kredi kurulu toplantısı kritiktir.
  1. Ülkenin ciddi itibar kaybı vardır. Bu da sermaye hareketlerini çok olumsuz etkilemektedir.
  1. Dış Politika çok sorunludur.
  1. Liyakat Sorunu
  1. İstihdam ve eğitim sorunu

Son olarak vurgulamak istediğim husus şudur:

İçinde bulunduğumuz koşullarda gerek salgın krizi boyunca gerekse de sonrasında yeniden sürdürülebilir bir kalkınma patikasına erişme yolunda, kuramsal olarak en doğru ekonomik, ticari, mali ve finansal tedbirlerin bile yeterli olmayabileceğini görmek gerekir. Çünkü;

  1. Ülkemizin bugün karşı karşıya olduğu sorunların özünde temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, diğer bir ifadeyle iktidar gücünün denetlenememesi yatmaktadır.
  2. Temel hak ve özgürlüklerin hukukun güvencesi altında olması, korunması ve geliştirilmesinin Devletin birinci ve en önemli görevi olduğu izahtan varestedir. Ancak bu hakların çiğnenmemesi, yürütme organının yani iktidarın denetiminin layıkıyla yapılmasına bağlıdır.
  3. Yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden bağımsız çalışması demokrasinin ve çağdaş bir anayasanın olmazsa olmazıdır.
  4. Bugün ülkemizde kuvvetler ayrılığı diye bir şey kalmamıştır. İktidar gücünün denetimi hiçbir surette yapılamamaktadır. Meclis adeta işlevini yitirmiş vaziyettedir. Bu gerçekten vahim bir durumdur.
  5. İktidar gücü yolsuzluğa açıktır. Lord Acton “Güç yozlaştırır; hele mutlak güç mutlaka yozlaştırır” demiştir. Bunun ne kadar doğru olduğunu görüyoruz.
  6. Denetimsiz güç mutlaka yolsuzluğa ve adaletsizliğe neden olur. Ülkeyi sosyal ve ekonomik krizlere sürükler.

Özetle, iktidarın layıkıyla denetlenememesi bugün yaşadığımız sorunların temel nedenidir.

Parlamenter demokrasiye geri dönülmesi ve kuvvetler ayrılığının yeniden ve bozulmayacak şekilde tesisi ülkemiz için yaşamsal derecede önem taşımaktadır.

interac casinos canada