Ortak Akıl Politika Geliştirme

Logolar/Görseller


Logo’muzun Dili

Biz, Ortak Akıl Politika Geliştirme Derneği olarak kendimizi, Türkiye’deki sorunların çözülmesi yolunda, yenilikçi düşünceler ve alternatif politikalar geliştirecek bir Think tank kuruluşu olarak tanımlamaktayız.

Kimliğimizi simgeleyen logomuzun özü, “insan, akılların ortaklığı ve değişim” bütünselliğidir. Bu bağlamda:

İnsan evrende, yaratma edimine sahip olan en yüce varlıktır.

Değişim, yalnızca canlılar dünyasının ve toplumsal yaşamın değil, esasen evrenin en temel yasasıdır. Dünyada ve evrende yaşam, kesintisiz biçimde, değişim sürecinde devam ediyor. Asıl gerçek ya da değişmeyen tek gerçek, bizatihi değişimin kendisidir.

Logo’da İnsan, Yeni varlık bilimindeki (yeni ontoloji) tanımlama uyarınca ele alınmaktadır.

Yeni Varlık Bilimine göre insan, “yaratma edimine” sahip olan evrendeki en yüce varlıktır*. Yaratma edimiyle insan, kendini belirleyen, yani tamamen insansal bir yapıt, ya da bir sanat eseri meydana getiriyor. Bu süreçte, kendi sınırlarını hatta evrenin boyutlarını aşıyor, evrenin değerlerini çoğaltıyor ve büyütüyor. Böylece her insan kendisinde, evrenin bir boyutunu yansıtmaya çalışıyor. Bu özellik Logo’da, her bir insan figürünün başındaki sonsuzluk tacı ile ifade ediliyor.

Sonsuzluk tacı giymiş insanların, bastıkları zeminde güneş doğuyor. Güneşin ışın demetleri hem gücü/enerjiyi hem de değişimi işaret ediyor. Bu bağlamda insan – dünya – evren, bir arada, sürekli değişim içindedir.

Logo’daki omuz omuza 6 insan figürü ile güneşten insanlara nüfuz eden 6 ışın demeti logonun özü olan “insan, akılların ortaklığı ve değişim” bütünselliğini vurguluyor. Açık mavi 3 insan figürü kadını, koyu mavi 3 insan ise erkeği işaret ediyor. Anlaşılacağı üzere, Logo’da hem insan sayısı, hem de ışın demeti sayısı 6’dır, Söz konusu tablo, özünden kopmadan sürekli değişim sürecinde olan Atatürk ilkelerini (Altı Ok’a) ihsas ediyor (anıştırıyor). Şöyle ki:

Atatürk’e bir ara, Devlet’in arması ile ilgili örnekler gösterildiğinde O, hiç birini beğenmemiş ve düşüncesini şöyle ifade etmiştir:

  • Bunlardan hiç biri, bugünkü dünyamızın içinde kurulan bir devletin arması olamaz. Devlet armasını, sembolik bir insan başı ile temsil etmeli.

Bir başka zaman da aynı konuda şöyle konuşmuştur:

  • Her şeyin kaynağı insan zekasıdır. Siz bana bir zeka sembolü arayınız…! Sembol… sembol… sembol, insan zekasıdır sembol…!

Atatürk’ün insana bu bakışının, Yeni Varlık Bilimindeki insan varlığı ile ilgili ortaya konulan bilimsel sonuçla örtüştüğünü hayretle tespit etmekteyiz.
Yani Atatürk, Yeni Varlık Biliminin, insan varlığının tanımlanmasında esas kabul ettiği yaratma edimini yıllar öncesinde görmüş ve bunu tek tümcede şöylece özetlemiştir:

Her Şeyin Kaynağı İnsan Zekasıdır”.

Öte yandan Atatürk, Evren’in en temel yasası olan değişimi çok iyi algılamıştır. Öyle ki, devrimlerin kesintisiz sürdürülmesi ve pekiştirilmesi amacıyla, süreklilik içinde değişim ve gelişimi ifade eden Devrimcilik İlkesini, ALTI OK İLKELERİ arasına katmıştır. Bununla da yetinmemiş, ileride doğabilecek kafa karışıklıklarını önlemek amacıyla, doktrin kavramından ne anladığını da açıklama gereğini duymuştur:

“Doktrinler konusuna gelince; Ben asla doktrin istemem. Doktrinler, insanları ve toplumları bir noktada dondurup bırakırlar, şartlandırırlar, bir takım kırılması son derece güç kalıpların içine sokarlar. Bu nedenle diyorum ki doktrin istemem, donar kalırız, biz yürüyüş halindeyiz. Devamlı yürüyecek, devamlı gelişecek, devamlı mutluluklar arayıp bulacağız. Türk Milleti buna layıktır.”

Anlaşılacağı üzere, “önce insan” diyen Atatürk, Altı Ok’un özünü oluşturan çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma hedefini, Devrimcilik İlkesiyle süreklilik içinde yeniliğe ve değişime dayandırmıştır.

Sonuç itibariyle, Logo’nun özü olan “insan, akılların ortaklığı ve değişim bütünselliği” ile, aynı zamanda Atatürk’ün Altı Ok İlkelerine göndermede bulunulmaktadır.

Enis Tütüncü
Yönetim Kurulu Başkanı

Sosyal Medya

Bizi takip edin, birlikte daha güçlüyüz...