Clicky

Yolsuzluk ve Yolsuzlukla Mücadele (2) – Mustafa Nihat Karslı – Ortak Akıl Politika Geliştirme
Ortak Akıl Politika Geliştirme

Yolsuzluk ve Yolsuzlukla Mücadele (2) – Mustafa Nihat Karslı

  1. YOLSUZLUĞU TETİKLEYEN ETMENLER

Yolsuzluk uygun ortam bulduğu sürece artar ve yaygınlaşır. Kamuda ve özel sektörde hesap verilebilirliğin yerleşmemiş olması, “ticari sır” kavramının oldukça sığ ve keyfi uygulanması saydamlığın bulunmaması, yolsuzlukla ilgili hukuksal takiplerin soruşturma aşamasında kalması, cezasızlığın yaygınlaşması,  denetimsizlik, eş, dost ve yakınlar kayırmacılığı gibi uygulamalar yolsuzluğun gelişmesi için uygun ortamlar oluşturur.

Ayrıca normatif hukukta yapılan düzenlemeler (Kamu İhale Kanunu, Petrol, Maden, İmar, Orman, Doğal ve Tarihi Zenginliklerin Korunması, v.b. alanlarda) ile İdeal hukuk anlayışından uzaklaşılması, bir anlamda yolsuzlukları meşrulaştırmakta ve yasallaştırmaktadır.

Yine bütçe şeffaflığı, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin hesap verilebilirlik konularındaki temel ihlaller, medya kuruluşlarına ve gazetecilere, sanatçılara, bilim insanlarına, aydınlara, sivil toplum kuruluşlarına ve demokratik baskı gruplarına yönelik sindirme-yıldırma politikalarının uygulanması, bireylerin güven kaygılarını artırmak suretiyle onları “kapalı toplum” arayışına yönlendirmektedir.

  • Kamu yönetiminde saydamlık yoktur.
  • Hesap verme alışkanlığı yerleşmemiştir.
  • Siyasal yapıdaki liderlik sultası nedeniyle bazı liderlerin temizliği yeterli olmamaktadır.

Sıralanan nedenlerle yolsuzluk giderek tırmanmaktadır.

  1. TÜRKİYE VE DÜNYADA DURUM

Uluslararası kuruluşlarca resmi kabul görmüş olan Transparency International (TI)’ın 2021 yılı Yolsuzluk Algı Endeksi’ne göre Türkiye, son 10 yılda en çok puan kaybeden ülkelerden birisidir. 38 puanla, 180 ülke arasında 96. Sırada yer almaktadır.

Uluslararası Saydamlık Örgütü (TI), 100’den fazla ülkede faaliyet göstermekte olup, 1995 yılından beri her yıl Yolsuzluk Algı Endeksi yayınlamaktadır. TI’ın araştırma metodolojisine göre “0” puan en yüksek yolsuzluk algısına, “100” puan ise en düşük yolsuzluk algısına tekabül etmektedir.

Algıda; 1. Sırada, 88 puan alan Danimarka ile Finlandiya ve Yeni Zelanda, son sırada ise, 13 puanla Suriye ve Somali, 11 puan ile Sudan yer almakta.

Son 10 yılda, Türkiye ile birlikte küresel olarak en çok puan kaybeden ülkelerden bazıları; Bosna-Hersek, Şili, Kıbrıs, Guatemala, Honduras, Macaristan, Lübnan, Liberya, Avustralya, Lüksemburg, Mali, Moğolistan, Güney Sudan, Suriye, ABD ve Venezuela.

2013 yılından itibaren düzenli düşüş yaşayan Türkiye, 8 yılda 12 puan kaybederek 43 sıra gerilemiştir. Yolsuzluk Algı Endeksi sonuçlarına göre; “gerçek olan şudur ki; yargıya taşınan büyük ölçekli yolsuzluk iddiaları, genelde soruşturma aşamasında kalmakta ve cezasızlık yaygınlaşmaktadır” (2021TI Yolsuzluk Algılama Endeksi ve açıklaması).

Kuşkusuz bu sonuçların nedenleri arasında yaşanmakta olan Covid-19 salgınının ve ekonomik krizin etkisi de önemli yer tutmaktadır.

Bu olguların yanında Türkiye, gerek konumu ve gerekse Milletimizin köklü tarihi ve sağlam yapısı itibariyle “dahili ve harici” bedhahlarına karşı sağlam ve dik duruş göstermeyi sürdürmektedir.

Emperyalist güçlerin tarihi yenilgilerinden (Kurtuluş Savaşı) sonra milli duygular ve dinsel inanç hassasiyetini araçsallaştırma politikaları, iyi ahlak anlayışını köreltme propagandaları, (tüketimi özendirme, olumsuz ögeler taşıyan programlar gibi) çabalarına karşın bu duruşunu sürdürmekle birlikte maalesef toplumda olumsuz etkilenmeler de gözlenmektedir.

Değişik kaynaklardan beslendiği ve güç aldığı düşünülen,  “nüfusu az ama nüfuzu fazla” unsurlar çeşitli vasıtaları kullanmak suretiyle bireylerde; “ahlaksızlığın olağan, iş bitiriciliğin marifet, şiddetin ve haksızlığın gurur kaynağı” olduğu algısını sağlamayı başarmağa çalışmaktadırlar. Yargı organlarında ve icra dairelerinde bu alanda artan dosya sayıları bu görüşümüzün kanıtlarıdır.

“ Güç eşittir para” şeklindeki algının yoğunlaşması, para kazanmak için her yolu mubah sayan bir anlayışa yol açabilecek aşamaya gelmek üzeredir.  Özellikle gençlerde yurt dışında yaşama arzusunun artışı da bu yönde kanıt niteliğinde göstergedir.

Yolsuzluk, olağan bir yaşam tarzı olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Bir yanda ciddi anlamda geçim sıkıntısı çeken kesimlerin yanında, “ ticari sır” kavramının geniş ve keyfi yorumlanması, “yapanın yanına kâr kalıyor” anlayışını güçlendirmekte olup, denetimsizliğin oluşturduğu rahatlık nedeniyle de yolsuzluk adeta özendirilmektedir.

  1. ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
  • Yolsuzlukla Mücadelede Usûl ve Esaslar
    • Toplumsal Talep Oluşturmak

Yukarıda açıklandığı gibi yolsuzluğun koşullara, zamana, mekâna bağlılığı ve unsurlarının çok karmaşık olması nedeniyle mücadelenin çok yönlü ve bilimsel verilere dayalı olması gerekmektedir.

Zira yolsuzluk gelişmeler karşısında değişkenlik de arz etmektedir.

Yolsuzluk gizlenmeyi becerebilen “sinsi” bir hastalıktır. Bu özelliği nedeniyle, hastalığı “önleyici tedbirlerin” alınması çok önemli ve önceliklidir.

Bu amaçla toplumun bilinçlendirilmesi, bireylerin çocukluktan başlayan bir eğitim sürecine tâbi tutulması ( yönlendirme, yanlış ve kötü alışkanlıklardan uzak tutulması v.b.).

Sorunun çözümü için “idari (yönetsel)” ve “hukuksal” düzenlemelerin bir an önce yapılması zorunludur. Ancak, yolsuzlukla mücadelede sonuç alınabilmesi için zamana, sabra ve oy kaygısından uzak düşünebilen “siyasi irade”ye gereksinim vardır.

Bu amaç doğrultusunda öncelikle; “toplumsal talep”  oluşturulmalıdır.

Toplumsal talep oluşturulması, büyük oranda siyasi iradenin öncülüğünde olanaklıdır.

4.1.2. Siyasi İrade

Yolsuzlukla mücadeleyi içtenlikle benimsemiş olan siyasi irade, toplumun tüm dinamiklerini harekete geçirebilecek güce her zaman sahiptir.

Ekonomist, hukukçu, toplum bilimci, ruh bilimci ve konuyla ilgili diğer uzmanlar ile sivil toplum kuruluşlarının bu yöndeki isteği, mutlulukla ve coşkuyla karşılayacaklarından şüphe yoktur.

Böylesi bir istek toplumun her kesiminden kesinlikle destek görecektir.

4.1.3.Saydamlık

“Gizli olanın” görünür kılınması için aydınlık ortam gereklidir.

  • İnsan hakları ve mahremiyetine saygılı olmak kaydıyla; her ortamda “Malî ve İdarî Saydamlığın” sağlanması zorunludur.
  • Kamu ve özel sektörde, her kurum-kuruluş ve kademede hesap verilebilirlik esas olarak yerleştirilmelidir.
  • “Ticari sır” kavramına açıklık getirilmeli, sığ ve keyfi uygulamalara son verilmelidir.

“Saydamlığın sağlanması” durumunda ihtiyaç duyulan “gün ışığında aydınlık” oluşacaktır.

4.1.4. İdari Düzenlemeler

  • Anayasal güvence ile “Tarafsız ve Bağımsız” bir “Yolsuzlukla Mücadele Üst Kurulu” oluşturulmalıdır.
  • “Yolsuzlukla Mücadele ve Saydamlık Bakanlığı” kurulmalıdır.
  • Her bakanlık bünyesinde yine “Bağımsız ve Tarafsız Bilim Kurulları” oluşturulmalıdır.
  • Keza yerel yönetimlerde de “Bağımsız ve Tarafsız Bilim Kurulları” kurulmalıdır.
  • Yerel yönetimlerde, dijital “Saydam Odalar” teşkil ettirilmelidir

( kamu alım satımları “ihaleler”, sosyal yardımlar ve bütünüyle para akışları, ayrıca ihale sözleşmeleri ve ilgili işlemlerin izlenmesi amacıyla).

  • Her alanda denetim etkinleştirilmelidir.
  • Milli gelir dağılımında adaletsizlik giderilmelidir.

Eğitim

        Toplumsal bilincin oluşturulması amacıyla:

  • “Aile içi ahlak” eğitimi ve
  • Anaokulları ve ilköğretimde ahlak dersleri verilmelidir (toplumun

Yerleşik ahlak kuralları, gelenek ve görenekler göz önünde bulundurularak çağdaş, özgür, uygar, laik, sosyal hukuk devleti anlayışı içinde).

  • Hukuksal Düzenlemeler

Yukarıda sayılan hususları hukuksal güvenceye almak da dahil olmak üzere:

  • “Yolsuzlukla Mücadele Üst Kurulu” oluşturulması,
  • “Genel Af Kanunu ve uygulamaları halinde, genel af gibi sonuç doğurabilecek kanunların çıkartılmasının Anayasanın değiştirilmesine ilişkin usûl ve esaslara tâbi olacağı” hususları Anayasa hükümleri haline getirilmelidir.
  • “Siyasi Ahlak Yasası” çıkarılmalıdır. Bu çerçevede dokunulmazlık “Kürsü Dokunulmazlığı” ile sınırlandırılmalıdır. Milletvekilleri ve kamu görevlilerinin “mal beyanı”nda bulunmaları hususu yeniden düzenlenmelidir.
  • Kamu görevlilerinin yargılanmaları kolaylaştırılmalıdır.
  • Yolsuzluklara ilişkin olarak dava ve ceza zaman aşımı kaldırılmalıdır.

Gerek yukarıda söz konusu edilen ve gerekse teknoloji dahil her tür gelişmeler nedeniyle oluşacak yolsuzluklarla mücadele için üretilecek yöntemlerle kalkınmanın desteklenmesi, sürdürülebilir olması, kaynaklarımızın korunması, iş dünyasının saydamlığı, yoksulluk ve sosyal dengesizliğin azaltılması olanaklı hale getirilecek Türkiye’nin saygınlığı artacak, demokrasi ve açık devlet anlayışı güçlenecektir.

SONUÇ

Bu çalışma, ülkemizde özellikle çok partili hayata geçtikten sonra “nepotizm” diye tanımlanan kayırmacılıkla başlayan ve büyük yolsuzluklar niteliğine bürünerek toplumu bir ağ gibi örmekte olan ve engellenmediği takdirde yıkıma yol açabilecek nitelik kazanmış olan yolsuzluklara karşı mücadele etmek isteyenleri ve yöneticileri bilgilendirmek ve farkındalık yaratmak amacıyla hazırlanmıştır.

Bu bağlamda yolsuzluk, özellikle kamu erkinin kötüye kullanılması, toplumun bütünüyle zarar görmesi sonucunu doğurmaktadır. Zira doğal kaynaklar zarar görmekte, bütçe açık vermekte, gelir dağılımında adaletsizliğe yol  açılmaktadır.

Gelir dağılımında adaletsizlik, başlı başına hak gaspı niteliği taşımakta olup, bu sonuç insan hakları sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugüne kadar iş başına gelen siyasi iktidarlar; ya yolsuzlukla mücadeleyi istemişler ancak yeterli donanıma, güce, çoğunluğa ve kadrolara sahip değildirler.

Ya da,  gerçekte yolsuzlukla mücadeleyi istememişler ancak oylarını artırabilmek için istiyormuş gibi görünmüşlerdir.

Her iki halde de sonuç olarak, bilerek ya da bilmeden uluslararası sömürüye ortam hazırlanmasına neden olmuşlardır.

Özetle, köşe başları, köşe dönücüler tarafından ele geçirilmiştir.

Böylelikle yolsuzlukla mücadele konusunda siyasi irade oluşturulamamıştır. Umarız ve dileriz ki hukukun üstünlüğünün egemen olduğu, özgür bireylerin oluşturduğu demokratik ve dürüstlüğün ön planda yaşandığı açık toplum yönetimi gerçekleşebilir.

Kaynakça          

 Andvig ve Fjeldstad, 2001 [S; or].

Black’s Law Dictionary 11th ed. (West Group 2019), Bryan Garner, editor, ISBN 978-1-5392-2975-9

cronyism American English definition and synonyms-Macmillan Dictionary

Kolstad et al., 2008 (Corruption-evidence-paper-why-corruption-matters, 2015 UK aid, Department for International Development).

LII Staff (6 August 2007). “Bribery”. LII / Legal Information Institute. Archieved from the original on 8 March 2018. Retrieved 8 May 2018)].

TI Yolsuzluk Algılama Endeksi ve açıklaması, 2021

retrieved  from https://en.wikipedia.org/wiki/Corruption_in_Turkey.

 

 

 

Ortak Akıl Politika Geliştirme

Sosyal Medya

Bizi takip edin, birlikte daha güçlüyüz...