Warning: include(/home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/mu-plugins/gd-system-plugin/object-cache/legacy-object-cache.php): Failed to open stream: No such file or directory in /home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/object-cache.php on line 29

Warning: include(/home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/mu-plugins/gd-system-plugin/object-cache/legacy-object-cache.php): Failed to open stream: No such file or directory in /home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/object-cache.php on line 29

Warning: include(): Failed opening '/home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/mu-plugins/gd-system-plugin/object-cache/legacy-object-cache.php' for inclusion (include_path='.:/opt/alt/php83/usr/share/pear:/opt/alt/php83/usr/share/php:/usr/share/pear:/usr/share/php') in /home/bscbili1/ortakakil.org.tr/wp-content/object-cache.php on line 29
Ekonomik Reform Üzerine - Ali Tigrel - Ortak Akıl Politika Geliştirme

Geçen hafta içinde bir tiyatro tantanası içinde kamuoyuna sunulan ve reform adı verilen hedeflerle dolu “Ekonomik Program” kitapçığının neye yarayacağını bilmiyorum. Çünkü bu kitapçığı hazırlatanların reform sözcüğünün ne anlama geldiğini bildiklerinden emin değilim.

Ülkemizin en önemli ekonomistlerinden biri olan değerli dostum Mahfi Eğilmez’in 14 Mart 2021 tarihli “Reform Paketine İlişkin Görüş ve Önerilerim” başlıklı yazısı kendi bloğunda yer alıyor.  Ekonomik reform paketinin tutarsızlıklarına ışık tutan bu çok anlamlı yazıyı herkesin okumasını tavsiye ederim. Yazıda ve içindeki tabloda yer alan bazı önemli hususları yorumlarımla birlikte aşağıda satır başları halinde sıralıyorum:

Bu noktada soralım. Reform nedir veya ne olmalıdır?

Bunun en yalın cevabı şudur: Var olan sistemin eksik ya da yanlış olduğu düşünülen yönlerini değiştirmek için yapılacak düzenlemeler.

Olaya bu gözle bakıldığında açıklanan ekonomik programı bir reform paketi olarak değerlendirmenin zor olduğunu düşünüyorum. Peki ne olsaydı bir reform sayılabilirdi derseniz birkaç örnek verebilirim:

  1. “TOKİ ve Varlık Fonu dahil olmak üzere Devletin tüm kurumlarının hesapları bütçe içinde gösterilir” denseydi, bu gerçekten bir reform olurdu.
  2. Merkez Bankası Başkanı beş yıl için atanır, bir daha atanamaz ve görevden alınamaz” denseydi bu da bir reform olurdu.
  3. Vergi borcu çıksın veya çıkmasın, Türkiye’de yerleşik tüm özel ve tüzel kişiler gelir vergisi beyannamesi vermek zorundadır” denseydi belki bu da bir reform sayılabilirdi.

Ekonomik Reform paketi adı altında açıklanan programın başka kusurları da var. Durumu giderek kötüleşen tarım sektörü hakkında bir kelimenin bile olmaması büyük bir eksiklik. Programın hazırlanışı sırasında sermaye kesimiyle istişarede bulunulmasının belirtilmesi, buna karşılık çiftçilerimiz, emekçilerimiz ve meslek odalarımızdan hiç bahsedilmemesi programın yeteri kadar kapsayıcı olmadığı kanaatini yaratıyor. Bir de programın son iki yılda açıklanan programlar yanı sıra 2021 yılı bütçesi ile ne ölçüde ilişkili olduğu konusunda da hiçbir belirti gözükmüyor. Sanki bir yaz-boz tahtası ile karşı karşıyayız. Ekonomi bu şekilde yönetilmez. Güven ve inandırıcılık geri kazanılmaz.

Uzun lafın kısası söz konusu ekonomik programın Türkiye ekonomisinin sorunlarına çare olacağını düşünmek zor.

Esas yapılması gerekenleri geçmiş yazılarımda defalarca belirttim. Bir kez daha özetleyerek ifade edeyim.

Egemen siyasetin öncelikli hedefi ülke içinde sağlam, uluslararası rekabet edebilir, birbiriyle barışık ve müreffeh bir toplum yaratmak olmalıdır. Bunun için kuramsal olarak en doğru ekonomik, mali ve parasal tedbirlerin bile yeterli olmayacağını görmek gerekir. Çünkü, iç ve dış siyaset normalleşmeden, parlamenter demokrasiye geri dönülmeden, hukuk ve yargı sisteminin tarafsızlığı ve bağımsızlığı tam olarak tesis edilmeden, kuvvetler ayrılığı ve denetim mekanizmaları şeffaflık içinde çalışmadan, atamalar liyakat esaslarına göre yapılmadan ve toplumu kutuplaştırıcı söylem ve politikalardan vazgeçilmeden beklentiler olumluya dönmez ve uygun bir yatırım iklimi oluşmaz.

Son olarak bir kez daha vurgulamakta yarar görüyorum.

Ülkemizin bugün karşı karşıya olduğu sorunların özünde temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, diğer bir ifadeyle iktidar gücünün denetlenememesi yatmaktadır. Yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden bağımsız çalışması demokrasinin ve çağdaş bir anayasanın olmazsa olmazıdır. Tarih, denetimsiz gücün yolsuzluğa ve adaletsizliğe neden olduğunu, ülkeleri sosyal ve ekonomik krizlere sürüklediğini gösteren örneklerle doludur.

Reformlardan bahsederken mevcut durumun ve altyapının ne olduğuna iyi bakmak gerekir.

interac casinos canada